Türkiye’nin İlk Kadın Avukatı.. Süreyya Ağaoğlu, Türk hukuk tarihinde önemli bir yere sahip olan, Türkiye’nin ilk kadın avukatlarından biridir. Aynı zamanda kadın hakları, eğitim ve sosyal yaşam alanlarında verdiği mücadeleyle de tanınır. Cesareti ve kararlılığıyla, kendisinden sonra gelen birçok kadına yol göstermiştir. Süreyya Ağaoğlu, 1903 yılında Azerbaycan’ın Bakü kentinde doğmuştur. Babası Ahmet Ağaoğlu, dönemin tanınmış aydınlarından, yazar ve siyasetçilerindendir. Ailesiyle birlikte İstanbul’a gelmiş, çocukluk ve gençlik yıllarını burada geçirmiştir. Ailesinin aydın yapısı, Süreyya Ağaoğlu’nun eğitim hayatına ve düşünce dünyasına önemli katkı sağlamıştır. Eğitimine büyük önem veren Süreyya Ağaoğlu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenim görmüştür. O dönemde hukuk fakültelerinde kadın öğrenci sayısı yok denecek kadar azdı. Buna rağmen zorluklara aldırmadan eğitimini tamamlamış ve 1928 yılında avukatlık ruhsatını alarak Türkiye’nin ilk kadın avukatı olmuştur. Bu başarı, yalnızca kişisel bir kazanım değil, Türk kadınları için de büyük bir dönüm noktasıdır. Avukatlık mesleğini icra ederken özellikle kadınlar, çocuklar ve sosyal açıdan dezavantajlı bireyler için çalışmıştır. Süreyya Ağaoğlu, hukukun sadece mahkeme salonlarından ibaret olmadığını, toplumsal hayatın her alanında adaletin savunulması gerektiğini savunmuştur. Mesleğini büyük bir özveriyle yaparken, kadınların çalışma hayatında yer alması için de aktif mücadele vermiştir. Süreyya Ağaoğlu, sivil toplum alanında da oldukça aktiftir. Türk Kadınlar Birliği başta olmak üzere birçok dernekte görev almış, kadınların eğitim, seçme ve seçilme hakları konusunda farkındalık yaratmaya çalışmıştır. Aynı zamanda sporun ve kültürel faaliyetlerin toplum üzerindeki etkisine inanmış, bu alanlarda da çalışmalar yürütmüştür. Hayatı boyunca kaleme aldığı yazılar ve anılarıyla, yaşadığı dönemin sosyal ve hukuki yapısını gelecek nesillere aktarmıştır. Süreyya Ağaoğlu, 1989 yılında İstanbul’da vefat etmiştir, ancak bıraktığı miras bugün hâlâ yaşamaktadır. Süreyya Ağaoğlu’nun hayatı, avukatlık mesleğinin yalnızca bir iş değil, aynı zamanda adalet ve eşitlik mücadelesi olduğunu göstermektedir. Onun açtığı yolda yürüyen kadın avukatlar, bugün hukuk dünyasında güçlü bir şekilde varlık göstermeye devam etmektedir.
Yorumlar