Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5 ve devamı fıkralarında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanığın hukuki alanında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. 2015 yılında Çocuk Koruma Kanunu kapsamında çocuk failler için getirilen bu düzenleme, 2006 yılında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine taşınmış ve 18 yaşından büyük kişiler için de uygulanmaya başlamıştır. HAGB kararı verilmesinin koşullarını ortaya koyan 231/6 hükmü şöyledir:

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi

gerekir.

6. fıkra hükmü incelendiğinde HAGB için objektif ve sübjektif şartların bulunduğunu görmek mümkündür. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, HAGB’nin faile ilişkin objektif koşuludur. Ancak elbette önceki mahkumiyetin bu sonucu doğurabilmesi için sonraki suçla ilgili karar verilmeden önce kesinleşmiş olması gerekir (Yargıtay CGK, 06.05.2008,  2008-4MD-27/96) Burada belirtilen “kasıt” kapsamına TCK 21/2’de düzenlenen olası kast da dahil edileceğini de eklemek gerekir.

Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları incelendiğinde yeniden suç işlemeyeceği kanaati doğuyorsa HAGB’nin subjektif koşulu da gerçekleşmiş olur. Bu konuda takdir yetkisi mahkemede olmakla birlikte sınırsız bir takdir alanından bahsedilemez, mahkemenin her kararında olduğu gibi burada da kararın somut gerekçelere dayandırılması zaruridir. Objektif ve subjektif koşulların yanında bir de zararın giderilmesi şartı bulunmaktadır.

Denetimli Serbestlik Süresi İçinde Kasıtlı Bir Suç İşlenmesi

 

CMK’da düzenlenen ve ad hoc bir kurum olan HAGB, bir mahkumiyet kararı değildir. Bu sebeple hakkında HAGB kararı verilmiş kişinin davaya konu suçu işlediğinin sabitliğinden bahsedilemez. Ancak kişi HAGB kararından sonra geçireceği beş yıllık denetimli serbestlik süresi içinde kasıtlı bir suç işlerse ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı hareket ederse CMK 231/11 gereği hakkındaki hüküm açıklanır ve dava zamanaşımı işlemeye devam eder. Ancak bunun için işlendiği iddia edilen sonraki suçun mahkumiyetle kesinleşmesi gerekir. Yani HAGB kararı veren mahkeme, denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen suçla ilgili yargılamanın mahkumiyetle neticelenip neticelenmeyeceğini bekleyecek, bu hususu ilk dava bakımından bekletici mesele yapacaktır. İkinci suçla ilgili yargılama mahkumiyet ile neticelendiğinde ilk suç ile ilgili hükmü açıklayacaktır.

Kaynaklar

      Yener Ünver; Hakan Hakeri, Ceza Muhakemesi Hukuku, Adalet Yayınevi, 16. Baskı (2019)

      Ersan Şen; Mert Maviş, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), Seçkin Yayıncılık, 1. Baskı (2014)

Av. Sena ÇİÇEKLİ

 

Yorumlar

Soru, Görüş veya Yorum Bırakabilirsiniz..